Yurtdışından (AliExpress’ten) Alıp, Yurtiçinde (N11’de) Satıyorum

Merhaba. Bildiğiniz gibi ülkemizde yüksek fiyatlarla satılan bir çok saat, bilezik, telefon kablosu ve kılıfı gibi ürünleri AliExpress, GearBest, Joybuy, DX veya benzeri yabancı sitelerden oldukça ucuza ve kargo bedava olacak şekilde bulmak mümkün.

Örneğin Türkiye’de şu ara en düşük 50 liraya satılan saatler bu tip sitelerde en fazla 2,3,5 dolarlar seviyesindedir. Ayrıca kargo ücretsizdir. (Ancak şöyle bir püf noktası var, üründen belli bir miktarın üzerinde alırsanız kargo ücreti eklenir. Mesela 2 dolarlık üründen 1,2,3 adet aldığınızda kargo ücreti yoktur ama devamında 4’üncüyü de aldığınızda bir bakarsınız kargo ücreti de eklenmiş.) Kargo ücreti dendiğinde de pek korkmamak lazım; ürünlerin çoğunda kargo ücreti 1-2 dolar gibi küçük bir rakamdır.

Sonuçta ilkin bir deneme siparişiyle başlayabilirsiniz. Bu siparişinizi 30 doları geçirmeden yapın ve kargolatın. 30 doları geçerse Türkiye’de gümrüğe takılabilir; ayrıca satıcıya rica ederseniz pakete gift yazar gümrükte vakit kaybetme ihtimaliniz azalır.

2 dolarlık 10 tane ürün aldık diyelim; 20 dolara geldi; üste de 2 dolar nakliye koyduk; 22 dolara size maliyeti var. Ne kadar sürede ulaşır? Benim gözlemime göre böyle bir paket en fazla 2 ay içinde elinize ulaşıyor; hatta bazen 1 haftada geldiği de oluyor.

Peki bu ürünü ne yapacağız? Bunu internetten aldık, yine internetten satabiliriz. Hemen bir N11 veya GittiGidiyor hesabı açıp bu ürünü orada satabilirsiniz ya da sosyal medya üzerinden tanıtımını yapıp elden de satmak mümkün.

Şimdi asıl soruya gelelim: İnsanlar neden sizden alsın? Cevap çok basit. Siz 10 liraya mal ettiniz 35 lira istiyorsunuz diyelim. 35 liradan saat kategorisinde %10 N11 komisyon alır 3,5 lira; üste 5 lira civarında da kargo tutar; düz hesap ikisi 10 lira alalım; size 15 lira kalır. Alıcıların çoğuysa yurt dışı alışverişi bilmez; bilenlerse prosedürü bilmediğinden almaktan çekinir; ya da o kadar beklemek istemez. Belli bir miktar fazla ödeyip Türkiye’den 1-2 günde eline geçecek bir ürünü almayı tercih ederler. Yani sizin gücünüz o ürünü Türkiye’den hızlı bir şekilde alıcınıza ulaştırabilmenizde.

Özet geçersek; Aliexpress ve benzerleri üzerinden, aynı satıcıdan, 22 doları geçmeyecek (kargo hariç) şekilde alışveriş yapıyoruz. Alınacak ürün ülke içinde talebi yüksek, hızlı satılabilir, az sorun çıkarabilir bir şey olmalı. En önemlisi ülke içi adet satış fiyatının 20 lira altında olmasını önermem çünkü kargo parasından sonra size çok az kar kalır. Dolayısıyla 50 liralar seviyesindeki ürünleri hedefleyebilirsiniz.

Nasıl bir ürün olsun diye sorarsanız, birinci önerim telefon kılıfı, telefon kırılmaz cam, sticker gibi hızlı giden standart ürünler; eldiven bere tarzı spor malzemeleri; tornavida tasarruflu su başlığı ışıklı okuma gözlüğü gibi ilgi çekici ürünler; araba telefon tutucu, düzenleyiciler, selfi çubuğu gibi her eve lazım şeyler; saat bilezik takı gibi kar oranı yüksek ve satışı hızlı ürünler. (Saat gibi mekanik ürünlerde tedarikçinizle sorun çıkmamasına dikkat edin; sorunlu ürünleri Aliexpress üzerinden dispute açıp iade edebilirsiniz.) Teknoloji ürünlerinde bozulma olasılığı yüksek olduğu için alıcıdan kaynaklı bile olsa alıcı sorun çıkarabilir. Önerilen ürünler bozulma ve teknolojisinin eskime ihtimali daha az olan kulaklık, el feneri, telefon şarj kablosu, adaptörü, araba çakmak girişi ve type-c to micro usb type-c to aux gibi dönüştürücüler.

(Emircan B.)

Matkap Kiralama Şirketi

Matkap denilen alete ancak beş-on senede bir ihtiyacınız olacağını düşünürsünüz ve almazsınız. Hadi aldınız diyelim, bu kez evde nereye koyacağınızı bilemezsiniz. Hadi bildiniz diyelim, tekrar lazım olduğunda matkabı koyduğunuz yeri kesin unutmuşsunuzdur. Ya da paslanmıştır, uçları kaybolmuştur veya bozulmuştur…

Halbuki bir matkap kiralama şirketi olsa bu işten çok para kazanır diye düşünüyorum.

Bu arada bir de “kemer delgeci” var 5-10 senede bir ihtiyaç olan. Yani hayata bir matkap bir de kemer delgeci alarak başlayıp enteresan bir başarı hikayesi yazmak mümkün. Fikir isteyene buyurun fikir.

(Seyhun Yıldız)

Tornavida Kullanmaktan Korkmayın

Telefon gibi elektronik cihazlarım şansıma hep garanti bitince arızalanmıştır. Eskiden mecburen servise gidip tamir ettiriyordum. Yine telefonum Nokia 6300 arızalandığında tamircinin istediği 60 TL servis ücreti neredeyse telefonun yarı fiyatı kadardı. Günlerden bir gün tüm cesaretimi toplayıp kendim tamir etmek için Youtube dissasembly (sökme takma) videolarına baktım. Evdeki tornavida uçlarıyla, içteki vidaları sökemediğim için gidip 10 TL’ye 32 parça elektronikçi tornavida seti aldım. 15 TL’ye de telefon parçasını satın alıp başarılı şekilde ilk defa bir telefonu tamir ettim. Telefonu bir süre takip ettim sorun çıkarmadığına emin olduktan sonra 150 TL’ye sattım.

Bu ilk cesaretten sonra başka elektronik cihazlarımın da parçalarını değiştirip, arızaları düşük maliyetlere çözmeye başladım. Bu hem zevkli, hem üretken, hem de para kazandıran bir uğraş. Şimdi bir cihaz almadan önce parçalama videolarına da bakıyorum. Eğer çok karmaşıksa ve ileride kendim tamir etmeye kalkışamayacaksam, mutlaka başka alternatif modellere yöneliyorum. Yani söyleyeceğim şu ki; garantisi biten cihazınızın tamir ücretini pahalı buluyorsanız Youtube’da tamir etmeye çalışacağınız modelin sonuna reassemble, disassembly, replacement gibi kelimeler yazıp aratın, Türkçe içerik arıyorsanız parçalara ayırma, değiştirme ya da tamir edilecek parçayı yazıp sonuna tamiri kelimesini ekleyerek aratın. Bir video bir de tornavidayla neler tasarruf edeceğinizi bilseniz şaşarsınız.

(Eren U.)

İlk Kazandığım Para

10 yaşlarındaydım ve hava güzel olduğunda arkadaşlarla hep bizim bahçede oynardık. Bir gün boynumdaki kolyeyi komşumuzun kızı gördü ve bunu benden satın almak istediğini çünkü çok beğendiğini söyledi. Ben de kolyemi ona hediye ettim. Bu durum aklıma güzel bir fikir getirdi: Ticaret! O zamanlar küçük yaştaydım. Tabii ki yeni mallar alıp bir tezgah veya dükkan açamazdım; fakat kendi kullanmadığım eşyalarımı satabilirdim. Eve dönüp odamdaki tüm çekmecelerimi açtım ve neyim var neyim yoksa ortaya serdim. Sonra içlerinden takmadıklarımı bir çantaya koyarak dışarı çıktım ve kendi arkadaşlarıma ucuz rakamlarla sattım. Ne de olsa ikinci el ürünlerdi. Bir çırpıda tüm satmayı düşündüğüm takılarımı satmıştım. O anda bu çok şaşırtıcı bir durum olarak geldi bana. Bu kadar satabileceğimi beklemiyordum çünkü. Bu benim ilk tecrübemdi. Çocuklukta muhteşem bir özgüven ve cesaret oluyor.

(Anıl O.)

Bisiklet İyi Fikir

Son dönemdeki akaryakıt fiyat artışlarından dolayı otomobil kullanmak bütçemde en büyük gider kalemlerinden olmaya başladı. İş yerim ile evim arasındaki mesafe yürünemeyecek kadar uzak araba kullanamayacak kadar kısaydı; bu sebeple alternatif arayışına girdim ve bisiklet almaya karar verdim. Hemen bir bisiklet satıcısına gidip 6 taksitle bir bisiklet aldım. Artık işe bisikletle gidip geliyorum. İşin enteresan tarafı aylık yakıt masrafım çarpı 6 = bisikletin parası. Yani ekonomik olarak bisiklet iyi fikir. Ama bununla da kalmıyor; çevreyi kirletmemek, spor yapmak, ekstra bir bütçe gideri olmadan bisiklet sahibi olmak, ve hazır bisiklet varken iş dışında ulaşımı da bisikletle sağlamak harika.

(İ. Akbay)

Kuş Yetiştirip Para Kazanmak

Yıllardır muhabbet kuşu bakmayı çok seven biriyim. Bir bebek misali kafesin temizliğinden suyuna, yeminden vitaminine ilgilenip, konuşmayı öğretip, evde bir çocuk varmış gibi senelerce muhabbet kuşu besledim. Güzel bir hobi olduğu için de herkesle paylaşıyorum.

Bir gün bir arkadaşıma muhabbet kuşlarıyla alakalı bildiğim tüm incelikleri anlattım. Muhabbet kuşu bakmaya kendisi de niyetlendi. Bir akrabası fanatik Fenerbahçe’li arkadaşıma Cimbom Cimbom diye konuşmayı öğrettiği bir muhabbet hediye etmiş. Bu erkek kuş gerçekten çok sağlıklı hareketli ve şirin bir muhabbet kuşuydu. Arkadaşım yanına bir dişi kuş alalım yavru yaparlar dedi fakat çift kuşlar fazla konuşmaz deyip pek önermemiştim. Bir gün petshopa gidip güzel bir dişi kuş seçtim kendisine. Yavrulama için gerekli büyüklük ve özellikle bir kafes de temin ettik. 3 aylık alışma döneminin ardından dişi kuş yumurta yapmaya başladı. İlk seferki yumurtlama döneminde 6 yumurta yapan çiftimizden 3 adet muhabbet kuşu yumurtadan çıktı ve büyüdü. Hal böyle olunca arkadaşım “bu kadar kuşu ne yapacağız” demeye başladı. Çünkü muhabbet çiftleri 3 ayda bir yumurtlama yavru yapma dönemine girer. Kuşlarımızı alıp petshopa götürdük. Yerli cins ve özenli bakılmış kuşları gören mağaza sahibi kuşları hemen aldı. Tüm masraflarını çıkınca bile arkadaşım kayda değer bir para kazanmış oldu. Ayrıca 7-8 yavru büyüten muhabbet kuşları var. Düzgün bakıp ihtiyacı olan takviyeleri verirseniz tabii ki. Yani hem bu güzel kuşlara bakmak, eğlenmek evin neşesini artırmak ve o küçücük yavruların büyüdüğünü görmek çok keyifli iken, bir de bunun yanında para kazanmak çok iyi oldu.

Şu an muhabbet çiftleri 6 yumurta daha yaptılar ve merakla bekliyoruz kaç tane yavru kuşumuz olacak diye. Bu arada ben de kuşuma güzel bir çift alma niyetindeyim. İnsanın hobisi üzerinden para kazanması muazzam bir zevk.

(S. Kocabıyık)

Kazandığım İlk Para

Tozlu bir bilgisayar kasasından kazandım ilk paramı. Anlatayım; şöyle:

Yıllar önce gençlik zamanlarımda arkadaşlar evlerine gidip bilgisayarda oyun oynarken, ben bilgisayarcıları gezip en uygun parçaları seçmeye ve kendime bir bilgisayar toplamaya çalışıyordum.

İşin güzel yanı neredeyse hiç param yoktu. Neyse biraz süre aldı ama zor bela ilk kasamı topladım, ancak kasa ayrı bir dünya monitör ayrı bir dünya gibiydi. Tabii ki bu tozlu kasa benim için çok özeldi. Öyle ki okulda ders dinlemez parça ve maliyet hesabı yapardım.

Bilgisayarcılara o kadar çok gidip geldim ki artık herkes beni tanımaya başlamıştı. Hatta biraz muhabbetten sonra bazı parçaları ücretsiz bile vermeye başladılar. Kendim uğraşıp biraz da bilgisayarcı abilerden yardım alarak çok şey öğrendim. Yıl 2006 ve bilgisayarın bana maliyeti amele gibi kasayı oraya buraya taşımak hariç 50 TL kadardı.

Hevesimi alamadan kısa bir süre sonra paraya ihtiyacım oldu ve bilgisayarımı satmak zorunda kaldım. O kadar emek verip uğraştığım bilgisayarımı satmak tabii ki çok zor oldu. Zaten çoğu beni tanıyan bilgisayarcıları gezdim ama ya almak istemediler ya da çok az para verdiler.B ir bilgisayarcıya daha gittim özellikleri anlattım; “alırım getir” dedi. 135 TL veririm dedi. Parayı duyunca çok şaşırdım, çünkü maliyetinin çok üstünde bir fiyattı bu. Hemen kabul ettim. Ev uzak biraz geç getirebilirim dedim. “Hadi taksi parasını da vereyim” dedi. Yanlış hatırlamıyorsam 5 TL kadar da taksi için para verdi.

Mevsim kış, hava deli gibi soğuk ama ben taksiye binmedim, para çok değerliydi o zamanlar, yürüdüm eve kadar. O soğukta o bilgisayar kasasını amele gibi taşıdım. Neyse uzun bir süre sonra bilgisayarcıya vardım. Halimden yürüdüğümü ve taksi parasını da cebe attığımı anladı, ama sağ olsun sesini çıkarmadı.

Uzun lafın kısası, o gün sattım canım bilgisayarımı. Yaklaşık 50 TL’ye topladığım bilgisayarı 135 TL artı 5 TL taksi parası toplamda 140 TL’ye satmıştım. Hayatımda ilk kez bir şey satıp kar ediyordum, ama öte yandan da çok emek verdiğim ve çok sevdiğim bir şeyimden vazgeçiyordum. Amaçlarım için emeğimden vazgeçiyordum.

Yıllar geçti daha güzel bilgisayarlar kullandım, daha güzel oyunlar oynadım, ancak hiçbiri o ilk bilgisayarımda oynadığım oyunun tadını vermedi. Hiçbir bilgisayardan o tozlu kasanın hazzını alamadım. Çünkü emek vardı. Ve sanırım emeğin neden değerli olduğunu o gün anlamıştım.

(S. Desdemir)

Ayak numarası 39′dan küçük olanlar %50 kârda

Geçenlerde fark ettim: Ünlü zincir spor ayakkabı üreticisi markaların “genç” kategorisindeki ürünler “yetişkin” kategorisine göre %50 daha ucuz oluyor.
Üstelik ayakkabıda herhangi bir dizayn değişikliği olmuyor, tıpatıp aynısı. Yani sizin veya eşinizin ayak numarası 39′dan ufak ise dikkat edin ve fırsatı kaçırmayın. %50 indirim demek, 1 yerine 2 ayakkabı almak demek.

(G.G.)

Krizde para en ucuz hammadde

Krizi fırsata çevirmek isteyenler krizin ilk vurduğu meta olan “para”nın kendisinden para kazanabilir.

Bir örnekle anlatalım: Venezuela’da bir ekonomik kriz yaşanır. Kriz sonunda Venezuela para birimi olan “Bolivar” %99 değer kaybeder. (Evet bizden de kötüsü var). 100.000 Bolivar 1 Dolar karşılığında satın alınabilmektedir. Richard ismindeki Venezuelalı girişimcinin aklına bir fikir gelir. Piyasadaki ucuz Bolivar banknotlarını alır. Bu banknotlardan çanta ve hediyelik eşya yaparak satar. Her çanta için 1000 adet banknot kullanır. 10 cente mal ettiği çantayı 10-15 dolara satar. Kriz fırsata dönüşmüştür.

(Fatih Elmas)

Etikete bak para kazan

Genelde bir mağazaya gittiğinizde aynı üründen pek çoğu yan yana dizilmiştir ve insanlar sadece rafta yazan büyük etikete bakarlar. Ama bu yanlıştır çünkü her ürünün üzerinde kendi etiketi vardır ve bazen 2 adet tamamen aynı ürünün üzerlerindeki etiketler birbirinden farklı olabilir. Örneğin gittiğiniz mağazada sizin alacağınız üründen rafta 10 tane var. Bu 10 ürünün de etiketine teker teker bakın. Çünkü eğer sizin alacağınız ürünün etiketindeki fiyat, aynı ürünün devamındaki etiketlerden farklı veya daha az ise, elinizdeki ürünü o düşük olan etiket fiyatından alabilirsiniz. Yani mesela kasaya geldiniz ve kasada size söylenen fiyat sizin elinizdeki ürünün etiketinden yüksekse, siz o ürünü elinizdeki düşük olan etiket fiyatından alabilirsiniz. Bu hata mağazanın ürüne yanlış etiket basmasından kaynaklanan bir hatadır ve mağazalar ürünlerini size etikette yazan fiyattan satmak zorundadırlar. Ben 120 liralık pantolonu bu şekilde 60 liraya almıştım.

(Göksu V.)