Siz hiç komşunun duvarını satıp para kazandınız mı?

Komşunun duvarını nasıl sattım da para kazandım, size de anlatayım, siz de yapın. Neticede malzeme çok. Siz de ister kendi evinizin duvarını satın, ister tüm mahalleyi pazarlayın, bu sizin satış gücünüze kalmış.

Tabii önceden şunu söylemem lazım: “Komşunun duvarını sattım” derken duvarı vinçle söküp başkasına satmadım. Öyle olsa çok komik olurdu. Komşu sabah bir uyanıyor duvar yok. Tabii ki öyle olmadı. Duvarın üzerine reklam alma hakkını sattım.

Bunu bir reklamcı arkadaşla muhabbet ederken duymuştum. Çeşitli firmalar, üzerine reklam koyabilmek için uygun durumda duvarlar arıyormuş. Bunu duyar duymaz bizim evin duvarlarını düşündüm. Tek katlı ev olunca haliyle küçük bir duvar oluyor. Ama baktım komşu apartman 5 katlı ve caddeye bakan yan duvarı öyle boş boş duruyor. Hemen bizim reklamcı arkadaşa bir telefon ettim. “Abi dedi, 100 Lira da edebilir, 100.000 Lira da, yani duvarına göre değişir.”

Duvarın kalitesi diye bir şey varmış. Önünden geçen kişi ne kadar fazlaysa, o geçen kişiler reklam veren firmaya ne kadar uygunsa ve de o kişiler oradan geçerken o duvara ne kadar uzun süre bakıyorsa (yani mesela çevrede başka bakacak reklam yoksa, veya mesela orada trafik sıkışıyor ve insanlar o duvara bakmak zorunda kalıyorsa) o duvarın değeri artıyormuş.

Tabii ki firmalarla konuşmaya gitmeden önce ciddiyet göstermesi için komşu apartman ile kontrat imzalamam gerekiyormuş. Gidip yöneticisiyle konuştum ve duvar satışından gelecek paranın bir yüzdesini alabilecek şekilde bir kontrat imzaladım. Gerisi çorap söküğü gibi geldi. Bizim reklamcı arkadaş (buna açık hava reklamcılığı deniyor) birkaç ay içinde bir firma bulup reklamını o duvara astırdı. Sonrası malum. Gelsin paralar.

(Tevfik R.)

Yoruma kapalı.