Sabun Deyip Geçmeyin

Kardeşim Diş Hekimliği Fakültesi’nde okuyor. Birçok insanın bildiği üzere eğitim sırasında gayet kaliteli bir marka bir sabunla diş yapıyorlar. Bu eğitim yaklaşık 1-2 sene sürüyor. Sabun kalıplarını oyup şekil vererek dişi ortaya çıkarıyorlar.

Kardeşim bu çalışmalardan sonra artan sabunları ne yapacağını bilemediği için eve getiriyordu. Bir süre sonra fark ettik ki evde yaklaşık 5 kilo sabun birikmiş. Düşündük ne yapacağız bu kadar sabunu diye. El yıkamada kullansak 20 sene kullanırız. Başka ne yapabiliriz diye beyin jimnastiği yaparken aklımıza bir fikir geldi.

Öncelikle gidip 100′lü paketler halinde kına keselerinden aldık, hani şu süslü süslü olanlardan, ve içlerine bu parça sabunları doldurduk. Aldığımız güzel kutulara da bu şirin sabun keselerini koyduk. Her kutuya 10ar adet. Biraz çalışınca ortaya yaklaşık 20 kutu çıktı. Bu sabun keselerini evlerinin, banyolarının, nevresimlerinin veya havlularının mis gibi kokmasını sağlamak için kullansınlar diye her kutuyu 10ar liradan hepimizin bildiği bir alış-satış sitesinde satışa çıkardık. Ama bu kadar başarı beklemiyorduk. Gelen taleplere inanamadık. Belki de görüntünün güzelliği satışlarımızı arttırmıştı. Bu sayede hem atık sabunları değerlendirmiş, hem de insanlara faydalı bir ürün çıkarmıştık. Hatta daha da iyisi, kardeşimin bundan sonraki sabun alışverişlerine kaynak sağlamış oluyorduk.

(İlkay)

Yoruma kapalı.